“Hele bir evlenelim de bakarız bir
çaresine”, “ben onu istediğim şeyi
yapmaya nasıl olsa ikna ederim”
mantığıyla hareket etmeyin.
Başlangıçta netleştirmeye gerek duymadan
geçiştirdiğiniz, önemsemediğiniz ya da
sonraya bıraktığınız konular ileride ciddi
problemlere yol açabilir. Ne kadar zeki veya
güçlü kişisel özelliklere sahip olursa
olsun hiçbir eşin, diğerinin beyninden
geçenleri okuyabilmek gibi bir yeteneği olamaz. Duygusal,
fiziksel, sosyal, finansal ihtiyaç ve beklentilerin
açık bir şekilde sözel olarak iletilmesi
gerekir. Örneğin; kadın evlendikten sonra
çalışacak mı? Çağdaş bir insan
olarak bu soru size çok anlamsız gelebilir. Yine de siz
önleminizi alın ve bunları önceden
konuşun. Evlendikten sonra eşinizin kadının
çalışmaması taraftarı olduğunu
öğrenebilirsiniz. Böyle bir durumla karşı
karşıya kalıp, eşinizin fikrini
değiştirmeye çalışmak yerine evlilik
öncesinde kendi kararınızı bildirmeniz,
eşinizin bu konuya bakışını
öğrenmeniz ve ortak bir karara varmanız çok
daha iyi bir yoldur. Küçük ayrıntılar gibi
görünse de birlikte paylaşacağınız
yaşamınız ile ilgili konulardaki
düşüncelerinizi, duygularınızı ve
isteklerinizi mutlaka önceden konuşun ve evlendikten
sonra uyulması gereken kararları evlilik öncesinde
alın.
Bunların yanı sıra, cinsel
özgürlüğün çok rahat
yaşandığı bir ortamda aldatmamak
‘fedakarlık’ olarak görülüyor.
Kişi bu fedakarlığa hazır mı? Bu konu
konuşulmuş, algılanmış mı? “Ben
bu fedakarlığı yapabilecek miyim, ben bunu kabul
ediyor muyum” sorusu sorulmuş mu?