10.10 Önce kendinizi sorgulayın
İşin neresinden bakarsak bakalım, konu yine gelip tek bir gerçeğe dayanıyor: ‘ben’. Problemi problem yapan aslında sorunun kendisi değil, bizim algılayış biçimimizdir. Bir olayı veya bir kişinin tutumunu herkes farklı yorumlayabilir. Bu durumda kendimize şu soruları sormamız gerekir: “Benim ilişki kurma biçimim nasıl? Karşımdaki insana kendisini nasıl hissettiriyorum? Onu nasıl yorumluyorum ve ondan ne bekliyorum?”
Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde “kim daha haklı?” diye adeta “mahkeme” kurulur. “Evliliğimiz boyunca kavgaları hiç ben başlatmadım. “Sen hep bana kötü davrandın, beni aşağıladın”. “Bütün sorunlar senden kaynaklanıyor”. vb. sözler hiç işe yaramaz. Önce kendimize bakmamız ve “ben nerede hata yapıyorum, yanlışım ne olabilir?” diye düşünmemiz gerekir. Sürekli karşı tarafı haksız görmek kolaycı bir yaklaşımdır. “Ya bana iyi bir neden göster, söylediklerimi çürüt, ya da benim söylediklerimi kabul et” yaklaşımı evlilikle iş ilişkisini karıştırmanın bir sonucudur. Evlilikte, duygular, düşünceler, cinsellik ve daha birçok değişken rol oynar. Kendimizi “haklı çıkarmak” için mantıksal gerekçeler ileri sürmek kendi kendimizi aldatmaktan ibarettir.