13. İlişkinizi değerlendirin
Merkezimize evlilik ve çift terapisi yada danışmanlığı için başvuran çiftlere merkezimiz uzmanlarınca geliştirilen kapsamlı bir değerlendirme ölçeği (İLDA) uygulanmaktadır.
İlişki değerlendirme anketi bir ilişkiyi yada evliliği çok yönlü olarak değerlendiren doldurulması kolay bir değerlendirme aracıdır. Yapılan ilk incelemelerde lise mezunu bir denek ölçeği 45 ile 60 dakika içinde doldurabilmektedir. Anket aşağıdaki alt bölümlerden oluşmaktadır. İlk değerlendirmelere göre klinisyen yargısı ile polikliniğe başvuran ailelerde sorunlu ailelerin genel olarak daha düşük puanlar aldıkları ve bu nedenle yüz geçerliliği olduğu sonucuna varılmıştır. Aşağıda ölçeğin değerlendirdiği 16 alan açıklanmıştır.
1. İlişkideki doyum ve sorun düzeyinin genel değerlendirmesi: Diğer alt bölümlerden bağımsız olarak ilişkide eşlerin genel doyum ve sorun düzeylerini belirlemeye yarayan bölümdür.
2. Kişilik özelliklerinde kadın- erkek uyumu: Kişilik değerlendirilmesi ve değiştirilmesi en zor alanlardan birisidir. Kişiliği değiştirmek zor olsa bile, farklı bir kişilikle birlikte yaşamak kesinlikle öğrenilebilir. Duygularımızı her zaman kontrol edemesek de, bu duyguların davranışlarımıza yansımaması sağlamak yada nasıl yansıyacağını kontrol etmek elimizdedir. Bu ölçekte kişilikle ilgili özellikler değerlendirilirken bazıalanlardaki benzerlik, bazı alanlarda da tamamlayıcılık göz önünde bulundurulmuştur.
3. İletişim: Bu alanda eşlerin aralarındaki çatışmaları çözmek için kullandıkları yöntemler değerlendirilmiştir. İlişkinin değişik alanlarında sorunlar olsa bile iletişim becerileri sorunların çözümü için kritik önem taşırlar.
4. Cinsel doyum: Cinsel yaşam evlilikte temel doyum kaynaklarından birisidir. Cinsel açıdan tatmin olan eşlerin evliliğin diğer alanlarındaki zorluklarla başetme motivasyonları da daha yüksek olur. Diğer yandan cinsellik dışı alanlardaki sorunlar cinsel yaşamıdoğrudan etkileyebilirler.
5. Cinsel tutum: Cinsel tutumlar cinsel hayattaki tatmin düzeyinden kısmen de olsa bağımsız olarak cinselliğe genel olarak nasıl yaklaşıldığıyla ilgilidir. Evlilik öncesi cinsellik, pornografi, evlilik dışı ilişkiye bakışaçısı gibi konulardaki tutumları araştırır. Cinsel doyum yüksek bile olsa cinsel tutumlardaki farklılıklar evlilikte sorunlara yol açabilir.
6. İçinde büyünen aileyle ilgili özellikler: Kişinin içinde büyüdüğü ailedeki (anne / baba yada birlikte büyüdüğünüz diğerleriyle) ilişki biçimleri, ileride eşi ve çocuklarıyla oluşturduğu ailedeki ilişki biçimlerinin nasıl olacağında belirleyici bir etmen olabilmektedir. Kişi içinde büyüdüğü ailede genel olarak olumsuzluklar yaşamış ise farkına varmadan kurduğu yeni ailede benzer sorunların yaşanmasına katkıda bulunacaktır.
7. Kariyer beklentileri: Kariyerle ilgili farklı beklentiler ve ev işlerinin paylaşılmasıyla ilgili konular evliliklerde çok sık sorunlara yol açmaktadır. Geleneksel ailelerden çok her iki eşin de çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunduğu yada kariyerle ilgili uğraşlarının olduğu ailelerde cinsiyet rollerinin belirsizliği sorunlara neden olabilir.
8. Din ve kültür: Din ve kültürel konularda farklı inanışlar yada pratikler diğer birçok konuda uyumlu olan eşlerde bile ciddi sorunlara neden olabilir. Bunun nedeni günlük hayatımızı oluşturan şeylerin birçoğunun aslında dini, politik ve kültürel bakış açılarımız tarafından yönlendiriliyor olmasıdır.
9. Ev işlerinin paylaşılması: Ev işlerinin paylaşılması basit bir konu gibi görünmekle birlikte, eşler arasındaki kavgaların çoğunun basit konuların büyütülmesi şeklinde geliştiği düşünülecek olursa, üzerinde durmakta fayda olan bir ilişki alanıdır.
10. Ailenin hedefleri: Her insanın hayatının bir hedefi vardır yada olmalıdır. Bu hayatın anlamıdır. Hayatın anlamı derin felsefi bir bakışaçısıyla bağlantılı olabilir yada olmayabilir. Çocukların geleceğiyle ilgili hedefler, meslek yada kariyerle ilgili hedefler, yada daha basit hobilerimizle ilgili hedefler olabilir bu. Kadın ve erkeğin birbirinden ayrı hedefleri olsa da aile için ortak hedeflerin belirlenmiş olması ilişkideki motivasyonu ve doyumu doğrudan etkiler.
11. Boş zamanları değerlendirme: Ev işleri, çocuklar ve işimiz ne kadar vakit alıcı olursa olsun, bireysel hedefler ve hobiler için zaman kalır ve kalmalıdır. Bir araştırmacının söylediği gibi iyi anne baba olabilmenin yolu önce iyi bir hayat yaşıyor olmaktan geçer. Boşzamanlarında eşlerin ister birlikte yada ayrıayrı zaman geçirsinler bunu ilişkilerini etkilemeden yapmayı başarmaları evliliklerinin ve tabii ki hayatlarının kalitesini kesinlikle arttıracaktır.
12. Ekonomik sorunları ele alma biçimi: Ekonomik nedenlerle yaşanan sorunlar eşlerin arasındaki ilişkiyi çok sık olarak olumsuz etkileyebilmektedir. Bir çok durumda ekonomi bizzat kendisi sorunların kaynağı olmamakla birlikte, eşlerin stres altında ilişkilerindeki zayıf yönlerini açığa çıkarmakta ve aslında var olan çatışmaları uyandırmaktadır. Bu nedenle üzerinde durulmasıönemlidir.
13. Baskınlık: Eşlerden birisinin diğerine baskın gelmeye çalışması doğrudan kişilik yapısının bir sonucu olabileceği gibi, geleneksel yada modern bakış açıları arasındaki bir uyumsuzluk da eşlerin hissettiği baskının bir nedeni olabilir. Baskının kaynağına göre sorunun çözümüne farklı yollardan gidilebilir.
14. Destek ve yakınlık: Aile kişinin kendi sorunları için en önemli destek kaynağıdır. Eşlerin birbirine sorunlarının çözümünde destek olmaları ailenin bu işlevini yerine getirdiği anlamına gelir. Eşlerin birbirine destek olmasıyakınlık hissini doğurduğu gibi, eşlerin birbirine duygusal olarak yakın hissetmeleri de destek ihtiyaçları olduğunda kolayca açılmalarına ve destek ihtiyaçlarınıkarşılayabilmelerine olanak tanır.
15. İlişkideki esneklik: Esneklik ilişkinin hayat yolundaki beklenmedik durumlara uyum sağlamasını sağlar. Her ne kadar üzerinde fikir birliğine varılmış kuralların olması ilişki açısından denge sağlayacaksa da, bu kuralların katı olması değişen koşullarda kriz yaşanmasına neden olacaktır.
İLDA bir kez bile olsun boşanmanın/ayrılmanın düşünüldüğü bir evlilikte ya da ilişkide zorunludur. Ancak her ilişki geliştirilebilir. Yani hiç bir sorununuz olmadığını düşünüyorsanız bile İLDA ilişkinizi geliştirmeniz için size de yardımcı olacaktır. İlişki Değerlendirme Anketi'nde yer alan soruların büyük bir kısmını eşler belki hiç bir zaman kendilerine ya da eşlerine sorma ihtiyacı duymazlar. Ama bu sorulara nasıl cevap verdiğiniz toplamda ilişkinizin ne kadar doyum verici olduğu üzerinde etkili olur.