Yıkıcı eleştiri:
Eşlerin, birbirlerinin olumsuz yönlerine
odaklanmaları ve olumlu yönlerini görememeleri
sonucu birbirlerini incitecek şekilde eleştirmeleridir.
Örneğin, “sen beni üzmekten zevk
alıyorsun.”
Genelleme: Eşlerin birbirlerinin
kişilik özelliklerini içeren yargı,
eleştiri ve genellemeler yapmalarıdır.
Örneğin, “sen zaten hep bencilsin.”
Akıl okuma ve yıkıcı niyet
geliştirme: Eşlerin birbirlerinin söylediklerinden
çok, söylemediklerini anlamaya ya da söylenenlerin
arkasındaki niyeti anlamaya
çalışmalarıdır. Örneğin,
“bunu benim iyiliğim için
yaptığını söylüyorsun ama senin
asıl niyetin beni aşağılamak.”
Geçmişi getirme: Eşlerin,
geçmişte yaşanan olayları hatırlatarak
iletişimi bozmalarıdır. Örneğin,
“evliliğimizin ilk yıllarında ailenin bana
yaptıklarını asla
unutmayacağım.”
Kendini bütünüyle haklı
görme: Kendini bütünüyle haklı, eşini
ise bütünüyle haksız konuma
düşürme çabası sonucu iletişimin
kesilmesidir. Örneğin, “evliliğimiz boyunca
hiçbir tartışma benim yüzümden
başlamadı.”
Eşlerin kendi davranışları
ile ilgili olarak sorumluluk almaması: Eşlerden birinin
kendisinin yaptığı hataların ve
davranışların sorumluluğunu kabul etmemesi
sonucu iletişimin kesilmesidir. Örneğin, “beni
kızdırıyorsun ve ben de işte bu yüzden
saldırgan oluyorum.”
İşi yokuşa süren ifadeler:
Örneğin, “şimdi çaba gösteriyorsun
ama artık çok geç bunları beş yıl
önce yapmalıydın.”
Mantığı silah olarak kullanma:
Örneğin, “madem aynı görüşte
değiliz, o halde benim dediklerimi çürüt, senin
dediklerini yapalım.”
Ses tonunu yükseltme: Eşlerin ses
tonunu yükseltmesi çoğunlukla iletişim
bozulmasına yol açar.
Eşlerden birinin danışman
rolünü üstlenmesi: Örneğin, “senin
durumunu anlıyorum, bundan sonra doğruyu bulmana
yardımcı olacağım.”