Evlilik kararı verirken öncelikle
bireyler kendilerine “evliliğe hazır
mıyım?”, “bu kişi benim için
doğru kişi mi?” sorularını
sormalıdır.
Bu önemli karar verilirken mantık
kesinlikle devre dışı
bırakılmamalıdır. Aşkın ya da
sevginin tüm sorunlarını aşmaya tek
başına yeterli olmadığı bilinmelidir.
Bireyler evlenmeyi düşündükleri kişiyi
sadece içinde bulunduğu dönemdeki rolü ile
değil farklı rolleri de (anne olma, baba olma, koca olma,
ev hanımı olma vb.) göz önünde
bulundurarak değerlendirmelidir. Birey, eş olarak
düşündüğü kişiyi
değişik rolleri ile değerlendirirken
kafasındaki soru işaretlerini mutlaka
paylaşmalıdır.
Bireyin eşini değerlendirmesi kadar
kendisini de evlilik yaşantısındaki roller ve
sorumluluklar açısından değerlendirmesi
önemlidir. Yeni bir aile kurmanın sorumluluğu,
eş olmanın ve ebeveyn olmanın sorumluğu
düşünülerek evliliğe adım
atılmalıdır.
Çiftlerin kendilerini, eşlerini ve
evliliği gerçekçi olarak tanımaları,
ileride uyumlu bir evlilik yaşantısına sahip
olmalarının birinci koşuludur. Kendi problemlerini
fark edememiş, çözümleyememiş bir
kişinin evleneceği kişiyi de sağlıklı
olarak değerlendirmesi ve tanıması mümkün
olamaz. Evlilik ile ilgili gerçekdışı ve
aşırı iyimser beklentileri olan bireyler
evliliğin gerçekleri ile
karşılaştıkları zaman
kaçınılmaz olarak hayal
kırıklığı yaşayacaklardır.